Farklı olmanın cezası sabittir!

Oysa ne güzeldir hayattan bihaber öyle yaşayıp gitmek. Farkında değilsindir hiçbirşeyin... ne güzel!

Yatarsın, uyursun hiçbirşey düşünmeden... sananedir senden gerisi?

Yapabilseydim gözlerimi kapatmak isterdim gördüklerime, kulaklarımı tıkamak duyduklarıma... öyle yaşayıp giderdim bende duymadan, görmeden, bilmeden!

18 Şubat 2010 Perşembe

Yaşamaya yeteneğim yok benim

Ne oluyor benim hayatıma?
Ne oluyor bana?
Ya da ne olur sana?
Ne oluyor dünyaya?

"Aşk, her sorunu aşamıyor. Denedim ve gördüm." demiş Ferda.
Aşk bitiyor aşkın bile içine etmeyi başarıyoruz. Sonra da boku aşka atıyoruz. Aşk karın doyurmuyor, sorunu aşamıyor vs. Sorun aşkta falan değil sorun bizim kocaman sandığımız küçücük beyinlerimizde!

İki gündür kılcal damarlarıma kadar tıkandığımı hissediyorum. Kan akışı hızlanıyor damarlarımda, tıkanıklıktan kalbe ve beyne ulaşamıyor. Kalbim duracak gibi oluyor, beynim çalışmıyor.

Sığınabileceğim hiçbirşeyimin kalmadığını hissediyorum. Nasıl bir boşluk bu? Ya Tanrı benimle ağır dalga geçiyor ya da yine birşeylerin karması giriyor. Her ne boksa bitsin artık!

Kafamı gömsem kuma, herkes unutsa beni, ben bile unutsam...

"Ya dışındasın bu çemberin ya da içinde yer alacaksın" Şu an çalan şarkı bu! Bir sen eksiktin. İçinde nasıl yer alayım bu çemberin, dışındayım tabi ki... emin misin diyor bir tarafım.

Başım çatlıyor, burnum sızlıyor. Çok kırgınım herşeye, bir anda nasılda yapayalnız kalabiliyor insan? Hani yalnız kalabilirdim ama yalnız olamazdım Gökhan? Ne oldu! Bak bombok bir haldeyim ve en sert en kocaman haliyle yalnızım şuan!

İçim daralıyor, içim! Burası ağlama duvarım oldu adeta. Amaç neydi ki zaten! Bağıramadıklarımı burada bağırmak değil mi?

Aşk acısı falan da değil çektiğim. Eskiden, küçükken, hayat daha güzel daha hafifken sevgilinle kavga ederdin. Kıskanırdı falan seni işte. Küserdiniz. Ev telefonunun çalmasını beklerdin. (Cep telefonu yoktu ne güzel o zamanlarda) Çünkü bilmezdik birbirimizi bu kadar yaralayacak sözleri,  bilmezdik bu denli can yakmayı. Salak derdik. Şimdilerde salak demek aaa ne saygısızca oldu. "Salak" demek saygısızca ama "hayatımda senin olman beni artık mutsuz ediyor" güzel öyle mi? "Manyak" demek saygısızca, adi, banel ama "son zamanlarda uyuz oluyorum sana, nefret var içimde ve bunu sağlayan senin ukala tavırların" demekte birşey yok değil mi!!! Şimdiki kavgaların herbiri enkazlar bırakıyor, içini parça parça ediyor. Toparlanmak zaman alıyor. Öpücükler yaraları kapatmıyor. "Sensiz yapamam" denirdi önceden, o zamanda bilirdik başa gelince eşşek gibi de yaparsın, hiçbirşey olmaz, insan acıdan ölmez ama öyle inanırdık. Birbirimizsiz yapamayacağımıza inanırdık. Şimdi arabesk oldu bu sözler. "Herkes herkessiz yapar hayatım" oldu karşılık verilen cevaplar. Sokayım gerçekçiliğinin taa dibine!!! İyi ki söyledin, ne güzel oldu. Hayatımda ki ne büyük bir sorun çözüldü bilemezsin. Ha birde bu yetmezmiş gibi yapılan en saçma geyiğe ben ciddi ciddi cevap verdiğimde, "şaka yapıyorum sevgilim ne bu ciddiyet" cevabına karşılık "mizah anlayaşım yok benim" deyip kendime bok atarak hala karşımdaki zattı yüceltebiliyorum.

Bunu da beceremiyorum. Neyi başarabildim ki zaten hayatımda! İnsan ilişkilerim sıfır, iş ilişkisi diye birşeyim zaten yok, ailemle bile doğru dürüst bir diyalogum yok, ne okulu bitirebildim ne yazıldığım kursları. Birde evlenmeye falan kalkıyorum. Hayallere kapılıp. Benden bi bok olmadıki hiç şimdi anne mi olacak, eş mi? Komik :)) Bunu da sürdürmeyi başaramıyorum bak ortada! Beni istemiyor artık. Canı sağolsun.

Kendimi tanıyamıyorum. Nasıl bu kadar öfkeli bir insan haline geldim. Sıkıştım kaldım. Ne eskisi gibi olabiliyorum, ne şimdi ki halimle yaşayabiliyorum. Ne olacak lan böyle deyip duruyorum. Biri birşey söylesin yalvarırım.

Yaşamak için bir amaç gerekmez mi? Bir amaç beğensem diyorum kendime, bakıyorum etrafıma malesef çekici gelen birşey bulamıyorum. Ne olacak böyle lütfen anlattıklarımı anlayan, yaşamış, çıkış yolu bulabilmiş biri varsa birşeyler söylesin bana! Hiçbirşey olmayacak böyle gidecek demeyin ama lütfen. Birşey olmalı.

1 yorum:

cilekperisi dedi ki...

ah be boyalı kuş.. kelin ilacı olsa... :)
çığlığını duyuyorum. inan. tüm kalbimle...
kendi çığlığımın yankısı gibi, çarpıp çarpıp kulaklarıma geliyor.
tüm bu kelam yaşadığın şeyde yalnız olmadığını bil diyeydi.

gel gelelim ne yapabilirsin kısmına. ne yapmak istediğini bilmediğin zaman, ne yapmak istemediğini düşün. belki o zaman bir yol bulursun. ve yapmak istemediğin bir şeyi yapma. tutsaklık biriktirme daha fazla. kır zincirlerini, özgürleştir kendini. olmak istemediğin yerde ve konumda olma. hayat nasıl olsa bir yol tutturur... gökhan konusuna gelince. benim haddim değil tabi gönül işlerini yorumlamak ama onun da senin de zamana ihtiyacınız var bence. birbirinizle olmak huzursuz ediyorsa bi süre birbirinizi özleseniz iyi olur.. özlemek belki iyi gelir.
özlemek demişken, özledim seni! :)